Doğa

DÜNYA’NIN ESKİ VE YENİ 7 HARİKASI

0
Please log in or register to do it.

Antik dünyanın yedi harikası; Helen gezginleri tarafından yapılan, Akdeniz ve Orta Doğu’nun mimarî eserleri ve heykellerini oluşturuyordu. 2000 yılından daha uzun bir süre önceden beri herkesin bildiği bu eserlere hem sadece belirli bir bölgede olması hem de birçoğunun yıkılmış ve harap edilmiş olması sebebiyle güncelleme geldi

Bu yeni modern listede yer alan eserler de yine tarihi ve mimarî değerler taşıyor. Hatta liste içerisinde yer alan eserler arasında dünyanın en çok ziyaret alan yapıları da bulunuyor. Her şeyin değiştiği dünyada yedi harikanın da değişmesi seyahat tutkunlarına da yeni bir macera yolu açarken herkesin bakış açısını da değiştiriyor.

#1

Keops Piramidi - Mısır

Mısır’ın başkenti Kahire’nin yakınlarında bulunan Keops Piramidi, eski dünyanın yedi harikası listesinin ilki olma özelliğini taşıyor. Büyük Piramit ve Khufu Piramidi olarak da adlandırılan Keops Piramidi, harikalar arasında bugüne kadar gelen tek yapı. Keops Piramidi’nin özellikleri bunlarla da sınırlı değil. Bu piramitin en büyük özelliklerinden biri de 3800 yıl boyunca dünya üzerinde insan eli ile yapılmış en büyük tek yapı.

Teknik beceri ve mühendislik yeteneğinin şahaseri olarak gösterilen Keops Piramidi, devasa büyüklüğü ve hikâyesi ile gizemini korumaya halen devam ediyor. Nasıl yapıldığına dair net bir bilginin olmadığı bu piramitin sonsuza kadar dayanacağı ve ayakta kalacağı ise kesin olarak görülüyor.
#2

Babil’in Asma Bahçeleri - Irak

Dünyanın eski yedi harikası arasında gizemini koruyan bir diğer eser ise Babil’in Asma Bahçeleri, bir diğer adıyla Semiramis’in Asma Bahçeleri. Bu bahçenin gizemi ise piramitler gibi değil. Çünkü Babil’in Asma Bahçeleri’nin varlığı hakkında net bir şey söylemek mümkün değil. Bazı kitaplarda bu asma bahçelerinin varlığı hakkında yazılar olsa da yapılan arkeolojik kazılarda pek bir şey bulunduğu söylenemez.

Babil’in Asma Bahçeleri, bir rivayete göre Babil Kralı II. Nebukadnezar tarafından memleket hasreti çeken eşi Semiramis adına yapılmış. Kurak çölün ortasında yemyeşil yükseltilmiş bahçeler olarak tasvir edilen Babil’in Asma Bahçeleri’nin su ve toprak ile beslenen mühendislik başarısı olduğu da yine söylenenler arasında.
#3

Halikarnas Mozolesi - Türkiye

Dünyanın eski yedi harikaları arasında bulunan Halikarnas Mozolesi, Türkiye’den bu listeye giren ikinci yapıt. Bodrum’da yer alan mozole, Karia kralının kız kardeşi ve karısı için yapılmış bir anıt mezar. Türkiye’nin tanınmış yapılarından biri olan Halikarnas Mozolesi, dünyanın ilk mozole örneği. Mısır ve Yunan mimarisiyle benzerlik gösteren mozole, büyüklüğü ile de etkileyici bir eser olarak gösteriliyor. Hatta günümüzde anıt mezar için “mozole” kelimesi kullanılıyor.

Zamanla yıkılan Halikarnas Mozolesi’nin kalıntıları Bodrum’da açık hava müzesinde sergileniyor. Mozolenin son kalan mimari parçalarını ve maketlerini bu müzede ziyaret edebilirsiniz.
#4

Petra Antik Kenti - Ürdün, Türkiye

Orta Doğu’nun incisi Petra Antik Kenti, dünyanın yeni yedi harikası arasına girmiş Türkiye’deki tek yapıt. Antik dünyanın gelişmiş medeniyetleri arasında bulunan Nebatiler tarafından Lut Gölü ile Akabe Körfezi arasındaki topraklara kurulmuş. Yaklaşık 100 kilometrelik alana yayılmış olan bu antik kent, adını da Yunanca “taş” anlamına gelen “Petra”dan alıyor.

“Kayıp Cennet” olarak da adlandırılan Petra Antik Kenti’n bu lakabı almasının sebebi ise 1812 yılına kadar keşfedilmemiş olması. Batı dünyasının bilmediği bu şehir İsviçreli kaşif Johann Ludwig Burckhardt tarafından keşfediliyor ve yüzyıllar boyunca uyuyan eser ortaya çıkarılıyor.

Petra Antik Kent hem arkeolojik hem de mimari açıdan oldukça dikkat çekiyor. Kayalardan oyularak inşa edilmiş antik kentte; tapınak, ev ve tiyatro bulunuyor. İlk yapım amacı halen daha bilinmese de kent içerisinde gizli bir bölümdeki kral mezarlarının yer aldığı ortaya çıkan bilgiler arasında.

Güneş ışığı ile renk değiştiren kızılımsı taşları, görkemli kapısı ve etkileyici yapısı ile Ürdün’ün en dikkat çeken yeri olan Petra Antik Kenti hakkında 19. yüzyılın şair ve bilgini John William Burgon’un da bir tanımlaması var. “Zamanın yarısı kadar eski, gül kırmızısı bir şehir.”

#5

Taç Mahal - Agra, Hindistan

Dünyanın yeni yedi harikası arasındaki Çin Seddi, gezginlerin görülecek yerler listesinde ilk sıralarda yer alıyor. Dünyanın en büyük savunma duvarı olarak kabul edilen Çin Seddi, Çin’in ilk imparatoru Qin Shi Huang tarafından MÖ 220-206 yılları arasında inşa ediliyor.

Çin Seddi, Moğol ve Türk saldırılarına karşı Çin devletlerini ve imparatorluklarını korumak için yapılıyor. O günden beri kalan duvarın şimdi çok azı olsa da dönem dönem yeniden inşa ediliyor. Yapının günümüze sadece %8’lik kısmı kalmış ancak toplam uzunluğunun 21.196 kilometre olduğu varsayılıyor.

İnsan eliyle yapılmış bu uzun duvar, Çin turizminin en etkileyici eserleri arasında. Doğudan batıya doğru giden yapı; taş, tuğla, ahşap, sıkıştırılmış toprak ve diğer malzemeler kullanılarak yapılıyor. Duvar boyunca gözetleme kuleleri, asker kışlaları, garnizon durakları gibi bölümler yer alıyor. Duman ve ateş yoluyla sinyal gönderme kabiliyetleri de Çin Seddi’nin önemini artırıyor. Bu yapı sadece savunma duvarı olarak değil zamanında İpek Yolu boyunca taşınan mallara gümrük vergisi getirilmesinin kontrollerini yapan sınır hattı olarak da işlev görüyor.

Restorasyonlarla uzunluğu korunmaya çalışan yapının uzaydan bakılınca görüldüğüne dair bazı inanışlar da var. Bu konu hakkında herhangi bir kanıt bulunmasa da siz kendi gözlerinizle bu yapıyı yakından görebilirsiniz.

#6

Çin Seddi - Huairou, Çin

Aşkın gücünü anlatan Taç Mahal, yılda 8 milyona yakın ziyaretçi kitlesiyle dünya üzerinde en çok ziyaret edilen eserlerden biri. Bu sebeple olacak ki dünyanın yedi harikası arasına da girmeyi başarmış. Bir aşk hikâyesi olan Taç Mahal, Babür İmparatoru Şan Cihan tarafından çok sevdiği eşi Mümtaz Mahal’in mezarı olarak yapılmış. 1632’de yapımına başlanan anıt mezarının inşasının tamamlanması 21 yıl sürmüş. Fildişi beyaz mermerden yapılan Taç Mahal’in yapımında ise 20 bin işçi çalışmış.

Hükümdarlığın gücü olarak da gösterilen Taç Mahal 42 dönümlük bir kompleks. İçerisinde cami, türbe ve misafirhane gibi çeşitli bölümler yer alıyor. Hayranlık uyandıran bahçesi ile görülmeye değer Taç Mahal hakkında Nobel ödüllü yazar Rabindranath Tagore’nin de bir sözü var. Tagore Taç Mahal’i “zamanın yanağındaki gözyaşı damlası” olarak tasvir ediyor.

#7

Chichen Itza - Yucatán, Meksika

Chichen Itza, Kukulcan Tapınağı ya da El Castillo olarak bilinen piramit bir yapıdır. Meksika’nın her yıl milyonlarca turisti ağırladığı bu yapının Maya Uygarlığı tarafından MS 9. ve 12. yüzyıllar arasında inşa edildiği düşünülüyor. Chichen Itza, 55,3 metre taban alan üzerinde 24 metre yüksekliğinde.

Yucatec Maya Tüylü Yılan Tanrısı Kukulkan’a hizmet etmek için tapınak olarak yapılan Chichen Itza’nın dört tarafında 91’er basamaklı merdivenler bulunuyor. Piramiti ilginç kılan özellik ise merdivenlerin sayısı toplanıp üzerine en tepedeki tapınak eklendiğinde 365 rakamına ulaşılıyor. Yani bir yılın gün sayısına eşit oluyor.

Mayaların astronomi ve matematik bilgisinin ne kadar yukarılarda olduğunu anlatan sadece bu özellik de değil. İlkbahar ve sonbahar ekinokslarında, güneşin öğleden sonra piramitin kuzeybatı köşesinde vurması ile piramitten aşağıya sürünen bir yılan yansıması ortaya çıkıyor.

DÜNYANIN EN ÜNLÜ 5 MİMARİ VE YAPITLARI
TÜRK EDEBİYATIN EN GÜZEL ŞİİRLERİ

Reactions

0
0
0
0
0
0
Already reacted for this post.

Reactions

Henüz beğenen olmadı.