Ahmet Bey kaleme girince arkadaşlarına şöyle bir baktı. Güldü. Boyun kırdı. Başını salladı.
– Nasıl, gördünüz mü? dedi.
Yirmi dört saat evvel Allah’tan çok Abdülhamit’ten korkan katiplerin henüz benizlerine kan gelmemişti. Hepsi, yeni geçmiş bir fırtınanın kapalı yerlere savurduğu sonbahar yaprakları gibi solgundu.
Asilzadeler (Ömer Seyfettin)
