Fütüristik moda Nedir?
Moda; dinamik doğası gereği, sık sık farklı düşünce akımlarıyla etkileşim içine girerek yeni formlara, olgulara ve anlamlara doğru dönüşür ve evrilir. Son zamanlarda modanın en çok etkileşim içinde olduğu akımlardan biri de italyanca “futuro”, ingilizce “future” (gelecek) kelimesinden türeyen bir düşünce akımı olarak ortaya çıkan fütürizmdir. 20. yüzyılın ortalarında İtalya’da ortaya çıkan “gelecekçilik” teması etrafında gelişen bu akım, kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına almış, farklı disiplinleri etkilemiştir. Fütürizm ve modanın oluşturduğu optimist birlikteliğin kesişim kümesindeki öncelikli ana unsur; geleceği öngören bir özgünlük.
20. yüzyılın başlarında İtalya’da bazı ressam ve heykeltıraşlar arasında yeni nesil bir kavram olarak ortaya çıkan fütürizm, moda tasarımı dahil olmak üzere pek çok sanat dalını içine alan bir kültürel hareket olarak tanımlanıyor. İngilizce “future” kelimesinden türeyen düşünce hareketi, sanat ve mimari gibi dallardan sonra moda dünyasını da kısa sürede etkisi altına almayı başardı. Geçmişe bir set çeken fütüristler; yeni, kentsel ve endüstriyel olan her şeye karşı aşırı ilgiliydi. Moda alanında fütürizm; kısaca zarafeti, hareketi ve rahatlığı yansıtan kumaşlar, renkler ve kesimler olarak hayat buldu. Fütürizm kavramı, İkinci Dünya Savaşı ile birlikte, toplumlar üzerinde oldukça güçlü olan etkisini bir nebze kaybetse de, bu hareketin modernite ve değişim vurgusu tüm dünyaya ilham vermeye devam ediyor. İtalyan şair ve yazar Filippo Tommaso Marinetti, bu akımın öncü ismi olarak kabul ediliyor. Amacı ve niteliği belli bir sanat hareketi olarak adlandırılan fütürizm, 1960’lı yıllardan itibaren başta İngiltere ve Rusya olmak üzere tüm dünyayı etkisi altına aldı.
Fütürizm kavramı, fikirlerini ve stillerini sanat ve tasarım yoluyla ifade eden sanatçıları, yenilenmeleri ve çağa ayak uydurmaları konusunda zorladı. Bu hareketin kurucularından olan ressam Giacomo Balla, 1914 yılında moda alanında birtakım kurallar geliştirdi. Balla, dönemin ruhuna uygun olan nötr renkler, simetrik kesimler ve tekdüze detaylarla dalga geçerken; yeni nesil giysilerin olabildiğince farklı ve agresif bir tavırda olması gerektiğinde ısrar ediyordu. Ona göre dengeden ziyade koyu renk tonlar, büyük desenler, katmanlı tasarımlar ve asimetri, fütürizm kavramının öne çıkan çizgilerini oluşturmalıydı.
Hareket, aksiyon ve dinamizm gibi unsurları öne çıkaran fütürizm, aslında modayı yeniden tanımlamaya çalışıyordu. Balla, cildin nefes almasını sağlayan hafif dokulu kumaşların hareket kabiliyetini ve konforu da artıracağına inanıyordu. 1920 yılında fütürist tasarımcı Ernesto Michahelles, “tuta” adı verilen işlevsel unisex tulumunu tanıttı. Bu tasarım kısa sürede halkın ve kamuoyunun dikkatini çekmeyi başararak ilk fütürist tasarım olarak adlandırıldı. Fütürizm kavramının aktif hayata uyum sağlayabilecek kıyafetler tasarlama vurgusu, gerçek bir invasyon çalışması ile birlikte modern spor kıyafeti üretiminin de temelini oluşturuyordu.
Gelecek fikri zaman içinde geliştikçe, fütürizmin modadaki rolü de aynı oranda evrim geçirmeye devam etti. Vogue editörü Diane Vreeland, 1960’lı yılların modasını “gençlik depremi” olarak adlandırdı; dönemin trendleri olan neon renkler, mini etekler ve vinil elbise gibi tasarımların fütüristlerin de savunduğu geçmişe karşı bir isyan vurgusundan doğduğuna işaret etti. Gençlik üzerinde etkili olan tasarımlar, özgünlüğü ve eşitliği vurgulayan stillerle doluydu. Aynı yıllarda Pierre Cardin ve Andre Courreges, uzay keşfine olan ilgiyi yansıtan uzay koleksiyonlarını tanıttı. Tamamıyla baştan yaratılan formlar, minimal çizgileri ve geometrik şekilleri barındırıyordu. Tasarımcılar; sentetik kumaş, plastik ve metal gibi malzemeleri metalik renkler ve beyaz ile eşleştirerek uzay çağı ve fütürizm temalı kıyafetler oluşturmaya başladı.
