Hem mutluluğun hem de sefaletin en büyük ama sıklıkla dile getirilmeyen nedenlerinden biri çevremizin kalitesidir: bizi çevreleyen duvarlar, sandalyeler, binalar ve sokaklar. Yine de mimari ve tasarım kaygısı, çoğu zaman uçarı, hatta rahatına düşkün olarak tanımlanır. Mutluluğun Mimarisi, nerede olduğumuzun kim olabileceğimizi büyük ölçüde etkilediği fikrinden başlar ve mimarlığın görevinin, tam potansiyelimizi anlamlı bir şekilde hatırlatmak olduğunu savunur. Pek çok mimar güzellik kelimesini açıkça tartışmaktan çekinirken, bu kitabın merkezinde büyük ve naif bir soru var: Güzel bir bina nedir? Evlerimiz, sokaklarımız ve kendimiz hakkında düşünme biçimimizi değiştirmeyi amaçlayan mimarlık felsefesi ve psikolojisinde bir gezinti yapmamıza olanak sağlayan muhteşem bir eser Mutluluğun Mimarisi.
