1962 yılı Amerika’sında geçen Yüksek Şato’daki Adam, köleliğin hala yasal olduğu, hayatta kalan birkaç Yahudi’nin takma adlarla hayatta kalmaya devam ettiği alternatif bir dönemi anlatıyor. Amerika Birleşik Devletleri, yirmi yıl kadar önce İkinci Dünya Savaşı’nı kaybetmiş ve şu anda Nazi Almanyası ve Japonya tarafından işgal edilmiştir. Tepetaklak olmuş bir dünyanın, kimliklerini kaybetmiş insanların ve kehanet kitabı I Ching’in başrolde olduğu bir roman Yüksek Şato’daki Adam. Hugo Ödüllü roman, Philip K. Dick’i bilimkurgu alanında yenilikçi vizyona sahip bir kişi olarak belirleyen ve bilimkurgu ile ciddi fikir romanları arasındaki engeli ortadan kaldıran eserdir. Yüksek Şato’daki Adam romanında Dick, okurlara uyanmanın mümkün olabileceği bir kabus olarak unutulmaz bir tarih vizyonu sunuyor.
