Usta fotoğraf sanatçısı Ergun Çağatay şöyle diyor: “Ben fotoğrafı okuduğum kitap ve mecmualardan öğrendim. Arada bir Ara’nın (Ara Güler) yazıhanesine gider, onun ne yaptığına bakar bir şeyler kapmaya çalışırdım. Öğretici kaynak yoktu. Deli gibi oradan oraya koşardım. Düşünebiliyor musunuz? Türkiye’den ancak basın kartı ile yüz dolar alarak çıkabilirdim. Bir insan o parayla nereye gider, büyük fotoğrafçı olma yolunda nasıl yol tutardı? Tüm bu zorluklara rağmen bir şeyler yapmaya çalıştım. Bu ülkenin insanları her yeni günde insanın içini burkan başka başka acı olaylarla yüzleşiyor. Arşivimde yüzlerce bu denli acı içeren fotoğraf var. Siz bir madencinin ölen arkadaşı için ağlayan kömür tozu ile kaplı yüzünü alıp duvarınıza asar mısınız?”